18 Mayıs 2017, Perşembe, 13:13

Steve Jobs – Kitap İncelemesi

Steve Jobs – Kitap İncelemesi

KİTAP: Steve Jobs

TÜR: Biyografi

YAZAR: Walter Isaacson

YAYINEVİ: Domingo

Steve Jobs teknoloji devi Apple firmasının kurucu ortaklarından birisidir. 1955 yılında ABD’nin California eyaletinin San Francisco şehrinde doğmuştur. Ölümünden birkaç hafta öncesine kadar Apple firmasında CEO olarak görev yapmıştır. Jobs,bilgisayar ve yazılım dünyasının liderlerinden birisi olarak kabul edilir. Jobs ayrıca Next Computer ve Pixar Animasyon Stüdyoları‘nı kurmuş ve yönetim kurulu başkanlığını yapmıştır. Yönettiği Apple firmasını zirveye çıkardığı yıllarda pankreas kanserine yakalanmış, 7 yıl için kanserle mücadele etmiş, 2011 yılında Palo Alto‘da 56 yaşında iken hayatını kaybetmiştir.

Steve Jobs - Kitap İncelemesi
Steve Jobs – Kitap İncelemesi

 

Steve Jobs kitabında Benjamin Franklin ve Albert Einstein biyografilerinin yazarı Walter Isaacson, Apple’ın kurucularından Steve Jobs’ın, kendisiyle tam işbirliği içinde yazılmış tek biyografisini sunuyor. Kitapta Jobs’un iş ve teknoloji dünyasındaki geçmişi, alışılmışın dışındaki Silikon Vadisi girişimciliği ve hayatıyla ilgili bir çok detaya yer verilmektedir. Jobs estetiğin ve zarafetin toplumsal ilgi odağı oluşturmadaki rolünü iyi bilerek tasarıma ve zarif görselliğe büyük önem vermiş bir kişidir. İşlevsel ve sade olan ürünler geliştirmesi sayesinde Apple ürünlerine bağımlılık derecesinde bir hayran kitlesi oluşturmuştur.

Steve Jobs’la iki yıldan daha uzun bir süre boyunca yapılan onlarca röportajın;  Jobs’ın akrabaları, yakın arkadaşları, rakipleri ve iş arkadaşlarıyla yapılan görüşmelerin temel alındığı bu kitap, kusursuzluk tutkusuyla ve azmiyle kişisel bilgisayarlar, animasyon filmler, yazılım, akıllı telefonlar, tablet bilgisayarlar ve dijital yayıncılık kollarında çığır açmış inanılmaz bir girişimcinin inişli çıkışlı hayatını ve güçlü kişiliğini anlatıyor.

Steve Jobs dağınık ve düzensiz ancak detaycı, çıplak ayakla dolaşan fakat karizmatik, kimseyi dinlemeyen fakat yüksek ikna kabiliyeti olan, ikili ilişkilere aşırı önem veren bir kişiliğe sahiptir. Aşırı mükemmeliyetçiliği, hırslı kişiliği ve asla ödün vermediği sadeliğe inanmışlığı onu ve Apple’ı zirveye çıkartan unsurlardır. Hayal gücünü ve teknolojiyi hassas bir şekilde mühendislikle harmanlaması başarısının sırrı olarak kabul edilebilir.

Steve Jobs - Kitap İncelemesi
Steve Jobs – Kitap İncelemesi

Jobs bu kitabın yazılma sürecinde yardımcı olmak amacıyla işbirliğinde bulunsa da, yazılanlar üstünde söz sahibi olmayı ve hatta kitabı yayınlanmadan önce okuma hakkını bile istemedi. Hiç sınır koymadı, tersine tanıdığı insanları dürüst konuşmaya teşvik etti. İçtenlikle ve samimiyetle oluşturulmuş bir eser ortaya çıkmasını sağladı.

Jobs, birlikte çalıştığı ve rakip olduğu insanlar hakkında bazen içtenlikle, bazen iğneleyici bir şekilde konuşmuştur. Arkadaşları, düşmanları ve iş arkadaşları da aynı şekilde davranarak, onun iş hayatına yaklaşımını biçimlendiren tutkularından, takıntılarından, mükemmeliyetçiliğinden, sanatçılığından, huysuzluğundan, kontrol saplantısından ve sonuçta ortaya çıkan ürünlerden dobraca bahsetmişlerdir.

Jobs, çevresindeki insanları çileden çıkarabilen ve umutsuzluğa sürükleyebilen bir yapıya sahiptir. Kişiliği ve ürünleri birbiriyle bağlantılıdır. Tıpkı Apple’ın donanımlarıyla yazılımlarının entegre bir sistemin parçaları olduğu gibi. Onun öyküsü karakterle, liderlikle ve değerlerle ilgili, hem eğitici hem de uyarıcı bir öyküdür.

Steve Jobs‘un katılımıyla hazırlanmış ilk ve tek biyografi olacak olan kitap, Domingo Yayınevi tarafından yayımlanmıştır.

Kitaptan Alıntılar

…“Steve ekipleri yirmi kişilik yönetim kurulu toplantı odasına çağırıyordu; otuz kişi geliyordu ve ona görmek istemediği PowerPoint sunumları izlettirmeye çalışıyorlardı,” diye anımsıyor Schiller. Dolayısıyla Jobs’ın ürün değerlendirme sürecinde yaptığı ilk işlerden biri PowerPointleri yasaklamak oldu. “İnsanların düşünmek yerine slayt sunumları yapmalarından nefret ediyorum,” diye anımsıyordu Jobs sonradan. “Sorun çıktı mı sunum hazırlıyorlardı. Ben onların meseleye derinlemesine inmelerini, birkaç slayt göstermek yerine konuyu masada uzun uzun irdelemelerini istiyordum. Neyden bahsettiğini bilen insanların PowerPoint’e ihtiyacı yoktur.”…

…Birkaç hafta sonra Jobs’ın sabrı tükendi. “Yeter!” diye bağırdı, büyük bir ürün stratejisi toplantısında. “Delilik bu.” Bir keçeli kalem kaptı, bir beyaztahtaya gitti, yatay ve dikey birer çizgi çekerek bir çizelge hazırladı. “İhtiyacımız olan şey şu,” diye devam etti. Üstteki iki sütunun başlarına “Tüketici” ve “Profesyonel” yazdı. Alttaki iki sıranın başlarınaysa “Masaüstü” ve “Taşınabilir” yazdı. İşlerinin her biri bir kareye denk gelecek dört muhteşem ürün üretmek olduğunu söyledi. “Odada çıt çıkmıyordu, herkes afallamıştı,” diye anımsıyor Schiller…

…Jobs bir Pazar sabahı babasına fabrikayı gezdirdi. Paul Jobs aletlerine özen gösteren titiz bir zanaatkâr olmuştu hep ve oğlu ona aynı şeyi yapabildiğini göstermekten gurur duyuyordu. Coleman onlara katıldı. “Steve’in ağzı kulaklarındaydı,” diye anımsıyordu. “Bu eserini babasına göstermekten öyle gurur duyuyordu ki.” Jobs her şeyin nasıl işlediğini açıkladı; babası gerçekten hayran kalmış gibiydi. “Steve babasına bakıp duruyordu; adam her şeye dokunuyordu ve her şeyin tertemiz, kusursuz görünmesine bayılmıştı.”…

…Dolayısıyla Apple’daki ürün tasarlama süreci, ürünün mühendisliğiyle ve imalatıyla yakından bağlantılıydı. Ive Apple’ın Power Mac’lerinden birinden bahsetti. “Gerçekten gerekli olmayan her şeyden kurtulmak istiyorduk,” dedi. “Bunun için tasarımcıların, ürün geliştiricilerin, mühendislerin ve imalat ekibinin tamamen işbirliği yapmaları gerekiyordu. En başa dönüp duruyorduk. Şu parçaya ihtiyacımız var mı? Diğer dört parçanın onun işini yapmasını sağlayabilir miyiz?”…

…Jobs’ın yönetim mantrası “odaklan”dı. Gereksiz ürün gruplarını ve Apple’ın geliştirdiği yeni işletim sistemi yazılımındaki lüzumsuz özellikleri iptal etti. Ürünleri kendi fabrikalarında imal etmek gibi, kontrol manyaklarına uygun bir arzudan vazgeçerek devre kartlarından tamamlanmış bilgisayarlara dek her şeyi dışarıya yaptırdı. Ve Apple’ın tedarikçilerini katı bir disipline soktu. Başa geçtiğinde Apple’ın depolarında iki aydan fazla yetecek kadar malzeme vardı, ki diğer teknoloji şirketlerine kıyasla çok fazlaydı bu. Yumurta ve süt gibi bilgisayarların da raf ömrü kısadır, dolayısıyla bu durum en az 500 milyon dolar zarar anlamına geliyordu. 1998’in başına gelindiğinde Jobs depolardaki malzemeleri bir aylığa kadar azaltmıştı…

Tim Cook satın almada çalışmıştı ve bu iş tecrübesi tam da ihtiyacımız olan şeydi. İkimizin bakış açısının tamamen aynı olduğunu fark ettim. Ben Japonya’da tıkır tıkır işleyen bir sürü tam zamanlı fabrikayı gezmiştim ve Mac’le NeXT için bunlardan yaptırmıştım. Ne istediğimi biliyordum ve Tim’le tanışınca onun da aynı şeyi istediğini gördüm. Dolayısıyla birlikte çalışmaya başladık ve kısa sürede onun işi bildiğine güvenir oldum. Benimle aynı vizyona sahipti, stratejik düzeyde çok ileri bir iletişim kurabiliyorduk ve unuttuğum bir sürü şeyi gelip bana hatırlatıyordu…

…Apple’daki rolü Jobs’ın sezilerini gerçeğe dökmekti ve bunu sessiz sedasız, çok çalışarak yaptı. Hiç evlenmemiş olduğundan kendini işine verdi. Çoğu günler sabahın dört buçuğunda kalkıp e-postalar gönderiyor, sonra spor salonunda bir saat geçiriyor ve altıyı biraz geçe masasında oluyordu. Pazar akşamları, gelecek haftanın konuşulacağı telefon toplantılarını ayarlıyordu. Sinir krizleri geçirmeye, bağırıp çağırmaya meyilli bir CEO tarafından yönetilen şirkette Cook olaylara soğukkanlıca hâkim oluyor, yatıştırıcı Alabama aksanıyla konuşuyor ve sessiz sessiz bakıyordu. “Cook eğlenceli olabilse de varsayılan yüz ifadesi çatık kaşlar ve çok espritüel biri değil,” diye yazdı Fortune’dan Adam Lashinsky. “Toplantılarda konuşurken uzun ve rahatsız edici duraksamalarda bulunmasıyla ve sürekli yediği enerji barlarının ambalajlarını hışır hışır açmasıyla tanınıyor.”…

Steve Jobs – Kitap İncelemesi

…Apple’ın en büyük avantajının eksiksiz, entegre –tasarımdan donanıma, yazılımdan içeriğe dek– cihazlar sunması olduğuna inandığından, şirketin bütün bölümlerinin birbirleriyle paralel çalışmalarını istiyordu. “Derin işbirliği” ve “eşzamanlı mühendislik” terimlerini kullanıyordu. Ürünün sırayla mühendislikten tasarıma, imalattan pazarlamaya geçtiği bir geliştirme süreci yerine, bu çeşitli bölümler ürünün üstünde birlikte ve eşzamanlı çalışıyorlardı. “Yöntemimiz entegre ürünler geliştirmekti ve bu, sürecimizin entegre ve işbirlikçi olmasını gerektiriyordu,” dedi Jobs…

Steve Jobs – Kitap İncelemesi

…İnsanlara çok kaba davrandığımı düşünmüyorum, ama bir şey berbatsa yüzlerine söylerim. Benim işim dürüst olmak. Neden bahsettiğimi biliyorum ve genellikle haklı çıkarım. İşte böyle bir kültür yapmaya çalıştım. Birbirimize karşı gayet dürüstüz; herkes bana saçmaladığımı söyleyebilir, ben de onlara söyleyebilirim. Şiddetli tartışmalarımız oldu, birbirimize bağırdığımız oldu ve bunlar en çok eğlendiğim zamanlar arasındaydı. Herkesin karşısında hiç çekinmeden, “Ron, şu mağaza bok gibi görünüyor,” diyebiliyorum. Veya bir ürünün mühendisliğinden sorumlu kişinin karşısında, “Tanrı’m, bunun mühendisliğinde cidden çuvallamışız,” diyebilirim. O odada bulunmanın koşulu bu: Süper dürüst olabilmelisin. Belki daha iyi bir yöntem vardır –bir centilmenler kulübü kurup kravat takmak, ve birbirimizle Brahma rahipleri gibi gayet kibarca, üstü kapalı konuşmak da bir yöntemdir. Ama ben bu yöntemi bilmiyorum, çünkü California’da orta direk bir ailede yetiştim…

 

Steve Jobs – Kitap İncelemesi

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. Mert Günalp

    Apple bugünlere gelmişse bu tamamen Steve Jobs sayesinde olmuştur. Steve Jobs zor beğenen, en gerekli olanı düşünen, basit ama kalite odaklı çalışan bir Ceo idi.

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir